30 Nisan 2017 Pazar

Pazar 6'lısı:Doğum Günümde Hediye Edilmesini İstediğim 6 Kitap



 Ayın son haftası için herhangi bir tema yok, istediğimizi yazabileceğimiz bir Pazar 6'lısı var bugün. Şu yazıyı yazmak istesem de zaman bulamamıştım, bu açıdan iyi oldu :) Benim istediğim kitaplar çok ilginç ki Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından basılanlardan oluşuyor :D







 ************

 BONUS: En son Elizabeth Hoyt ve Brenda Joyce kitapları: Malumunuz Pegasus fiyat konusunda çok uçuk. 

2 Kitap / 2 Yorum



 Karanlığın Kokusu/Christina Dodd: Normalde paranormal seriler aşırı uzun oluyor. Bu seri 4 kitaptan oluştuğu için ve azıcık da merak ettiğimden okudum. Paranormal kitaplardan pek anlamam ama sanki bu tarzı sevenlerin vasat bulacağı bir kitap gibi geldi bana. Karakterlerin konuşturulması yerine çoğunlukla anlatımdan oluşan kitapları pek sevmiyorum. Daha çok karakterlerin iç sesleri ve durum anlatımından oluşuyor. Yine de sonraki kitabın bundan azıcık daha iyi olacağını düşünüyorum. Tabi bir gün çevirirlerse. Puanım: 5/10

 Şifacı/Marina Fiorato: Biraz bizim, biraz İtalyan tarihi ile oluşturulmuş bir kurgu. Ama çok kötüydü ya :/ Kitap çok kopuk geldi bana. Yazar biraz oradan biraz buradan bahsedeyim şeklinde yazmış. Puanım 1/10

29 Nisan 2017 Cumartesi

4 Kitap / 4 Yorum



 Şu ana kadar Bahar Okuma Şenliği iyiye gidiyor. Bu seferki kitapların yorumu çok kısa olacağından hepsini bir yazıda toplayayım dedim.

 Elif/Paulo Coelho: Yazar bu sefer bir değişiklik yaparak kendi anılarından oluşan bir kitap yazmış. Genel olarak yazdıklarını sevsem de Elif şu an için en az beğendiğim 2. kitabı oldu. Okurken çoğu yerde sıkıldım. Puanım: 5/10

 Uzun Vadi/John Steinbeck: Sıradan olayları ustaca anlatmakta oldukça başarılıdır kendisi. Ama maalesef romanlarındaki tadı hikayelerinde alamadım. Bazı hikayeleri yazmadaki sebeplerini anlamış değilim. Örneğin Yılan isimli hikayesi. Sadece son 2 hikaye olan Cinayet - ki bu hikaye çoğunluk tarafından beğenilir- ve Bakire Aziz Katy hikayelerinde bir şey anlattığına inandığım için çok beğendim. Puanım: 3/10

 Yezidin Kızı/Refik Halid Karay: Yazarla ilk kez bu kitapla tanıştım. Oldukça güzel bir konusu ve şaşırtıcı bir sonu var. Karakterlerin anlatımı da oldukça başarılı. Gelgelelim çeviride orijinali bozmayacak şekilde sadeleşmeye rağmen yine de ağır bir dili olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden kendimi kitaba vermekte biraz zorlandım. Puanım: 6/10

 Yüzbaşının Kızı/Alexsandr Puşkin: Yorumladığım dört kitap arasında en beğendiğim Yüzbaşının Kızı oldu. İnsanlarda görülen ikiyüzlülük, vefa gibi duygular çok başarılı bir şekilde aktarılmış. Kitabın en ilgi çekici karakteri Pugaçev idi. Şvarbin ise en uyuzu. Puanım 9/10

23 Nisan 2017 Pazar

Pazar 6'lısı: Edebiyatta Çocuklar İçin Söylenmiş Güzel Sözler



 Herkesin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Dünya Kitap Günü kutlu olsun 💝🎈🎉 Bu seferki tema azıcık zorladı. Başta sevilen çocuk yazarları diye girecektim ama çok bir bilgim olmadığını anlayarak vazgeçtim. Ne yazsam diye düşünürken tesadüfen bir siteye girmem sonucu birinin çocuklar ile ilgili bir cümle paylaştığını gördüm. Bunu neden kendime uygulamayım? diyerek böyle bir şeyde karar kıldım. Kısacası, sizlere edebiyattan çocuklarla ilgili beğendiğim 6 sözü paylaşacağım. Benim beğendiklerim şunlar oldu:

1)Bernand Shaw: Annem yalan söyledi... Dadım yalan söyledi... Öğretmenim yalan söyledi... Bana söylenenlerin tam tersi bir dünyada ne yapılabileceğini ben nereden bilebilirim ki?

2)Paulo Coelho: Eğer bir gün yolunuzu kaybederseniz bir çocuğun gözlerinin içine bakın; çünkü bir çocuğun bir yetişkine öğretebileceği her zaman üç şey vardır: Nedensiz yere mutlu olmak, her zaman meşgul olabilecek bir şey bulmak ve elde etmek istediği şey için var gücüyle dayatmaktır.

3)Namık Kemal: Terbiye, ana kucağında başlar; her söylenilen kelime, çocuğun şahsiyetine konan bir tuğladır.

4)Peyami Safa: Hiç şüphe yok ki ideal terbiye, çocuğun kabahatlerinden dolayı cezalandırmak değil, onu kabahat yapmaktan alıkoyacak bir seviyeye çıkarmaktır.

5)Hodding Carter: Çocuklarımıza vermeyi umabileceğimiz iki kalıcı miras vardır: Biri kökleridir, öbürü de kanatları.

6)Erich Kastner: Tekrar çocuklar gibi olmamız yerine getirilemeyecek bir taleptir; ama en azından çocukların bizler gibi olmasını önlemeye çalışabiliriz.



BONUS

1. "Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir. Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir.

2. "Çocuklar her türlü ihmal ve istismardan korunmalı, Onlar her koşulda yetişkinlerden daha özel ele alınmalıdır."

3. "Çocuk sevgisi insan sevgisi için bir ihtiyaçtır."

4. "Hedefe yalnız çocukları yetiştirmekle ulaşamayız! Çocuklar geleceğindir. Çocuklar geleceği yapacak adamlardır. Fakat geleceği yapacak olan bu çocukları yetiştirecek analar, babalar, kardeşler hepsi şimdiden az çok aydınlatılmalıdır ki, yetiştirecekleri çocukları bu millet ve memlekete hizmet edebilecek, yararlı ve faydalı olabilecek şekilde yetiştirsinler! Hiç olmazsa yetiştirmek lüzumuna inansınlar! Okullardan başka; gazeteler, küçük dergiler köylere kadar yayınlanıp dağıtılmalıdır. Bizim köylümüz ne gazete ne dergi okumaz. Bilenler bilmeyenleri toplayıp, okutmayı, onlara okumayı anlatmayı bir vazife bilmelidir."

 MUSTAFA KEMAL ATATÜRK



19 Nisan 2017 Çarşamba

Marka Mimi



 Umarım bu seferki mim için fazla geç kalmamışımdır :D Bu mimle alakalı blogger arkadaşlarımdan oldukça güzel markalar gördüm. Bu 3'lü de benimkiler:



Küçükken az mı yerdim 3 Tat ve Milkins çeşitlerini 😋Şu ana kadar yediğim hiçbir türü beni hayal kırıklığına uğratmadı.


Şimdilerde dondurmalarımı dondurmacıdan alsam da yine de vazgeçilmezim.Tek sevmediğim yönü sürekli değişim yapması. 


Giyimde favorim. Hem bizden hem kaliteli ürünler.

18 Nisan 2017 Salı

İskoç Gelini - Yorum


Cesur ve baştan çıkarıcı toprak sahibi, tutkulu eşini New York Times çoksatan yazarı Lynsay Sands’in kaleminden çıkan göz kamaştırıcı bir İskoç aşk romanında buluyor… 

Kılıç kuşanmak, küfretmek ve ata bacaklarını iki yana açarak binmek Saidh Buchanan için son derece doğaldı. Yapmacık bir tavırla gülümsemek ve dilini tutmak… kesinlikle değildi. Gürültücü yedi abiyle büyüyen Saidh’in bağlanacağı bir koca bulmakla hiç alakası yoktu… ta ki gölde çıplak yıkanan yeni Lord MacDonnell ile karşılaşana kadar. Her ne kadar Saidh tam bir hanımefendi olmaktan fazlasıyla uzak olsa da, güçlü İskoç, onu her noktasına kadar bir kadın gibi hissettiriyordu. 

Kızın melek gibi görüntüsü, savaşçı tavrı vardı ve adamın öpücüklerine tutkuyla karşılık veriyordu. Greer’in bu beklenmedik misafire ilgi göstermesi pek de şaşılacak bir durum değildi. Pervasız bir tutku her ikisini de ele geçirdiğinde, Greer ipleri eline alıp onunla evlenmeye karar vermişti. Fakat Saidh gizli bir düşmanın hedefindeydi ve Greer her şeyden çok istediği kadını korumak için hayatının en önemli savaşıyla karşı karşıya kalmak üzereydi… 
*******

 İyi ki de bu kitabı pdf olarak okumuşum. Hayatımda okuduğum en saçma historicallerden biri olabilir.

 Yazar konuyu çok dağınık ve olayları aşırı uzatarak anlatmış. Karakterler sürekli konuştukları konuyla alakasız şeyler söylüyorlar. "Zamanında falancı şunu yapmış." gibi konuşmalar çok ağırlıkta. Saidh'in iyileşmesi bir türlü geçmek bilmedi kitap boyunca.

 304 sayfalık bir kitap için çok fazla karakter vardı. Böyle olunca karakterlerin hiçbirinde derinlik olmamış. Örneğin Saidh'in kuzeni 4 koca eskitmiş ama ilki ve sonuncusu hariç diğerlerinin nedeni çok boş bırakılmış. Çiftimiz de ayrı facia. Daha birbirinin ilk gördüğü anda yiyişmeye başladılar ve aşık oldular. 

 Çeviri de çok ama çok kötüydü. Tamamen günlük konuşma dilinde çevrilmiş. Herhalde Yabancı Yayınları bu türü kendi çevirdikleriyle bir tutmuş. Zaten senin bu türle ne işin var hala anlamadım. Yazarın başka ülkeden olduğu belirtilmese yeminle Wattpad'den çıkma Türk bir yazar yazmış derdim.

 Puanım: 1/10

Bir Avuç Aşk - Yorum



TUTSAK EDİCİ, GÜÇLÜ BİR AŞK İÇİN NASIL BİR DEĞER BİÇERSİNİZ?

"Denizlerin belası" olarak ün salmış Britanya Kraliyet Donanması Kaptanı Devlin O'Neill, babasını vahşice öldüren Kont'tan intikam alma arzusuyla yanıp tutuşmaktadır. Malını mülkünü elinden aldığı Eastleigh Kontu'nu neredeyse tamamen yıkıma uğratmış olmasına rağmen, son büyük darbeyi indirmek için doğru zamanı kollamaktadır. Kont'un güzeller güzeli Amerikalı yeğeni ortaya çıkınca gerçek bir intikam fırsatı yakalamış olur.

Virginia Hughes doğup büyüdüğü ve büyük bir sevgiyle bağlı olduğu çiftliği Yaban Gülü'nü borçlarından kurtarmaya kararlıdır. Amcasının, gerekli parayı kendisine vereceği ümidiyle İngiltere'ye doğru tek başına yola koyulur. Ancak yolun yarısında Devlin O'Neill tarafından kaçırılır. Genç ve güzel Virginia, fidye elde etmek için tehlikeli bir oyuna girişen Devlin'in soğuk ve çıkarcı kalbini de ateşe atmak üzeredir.

*******
 Şu ana kadar girdiğim yazılarda kitap yorumları yazmayı bırakmış gibi görünüyorum. Şu an için Okuma Şenliği'ndeki kitap yorumlarını yavaştan toparlayayım diyorum. Şu hafta içine okuma ve yorum olarak 2-3 kitap daha sığdırabilirsem kendimi oldukça iyi hissedeceğim :)

 Bir Avuç Aşk'ı 3 sene sonra 2. kez okumuş oldum. İki okuma arasında düşüncelerimin pek değiştiğini söyleyemeyeceğim. 

 Bu kitabı en fazla 3 günde bitirirdim fakat kitabın çoğu sahnesini hatırladığım için okurken zorlanmadım ve 1 günde bitirdim. 

 Bu kitabı okuyanların çoğu Devlin'i kendi kara listelerine almışlardır. Normalde bir erkekte okumakta uyuz olacağım birçok şeyi yapmış olsa da Devlin'e kızamıyorum, ondan nefret edemiyorum. Belki de sebep yazarın büyülü kaleminden. Devlin'in de dediği gibi önceleri oldukça mutlu olsa da babasının ölümünden sonra öfke ve nefretle büyümüş biri. Bu yüzden sevgi nedir bilmez ve  sevmekten/sevilmekten oldukça korkmaktadır. Aynı şekilde Vanessa da beni delirtenlerden biri olmadı. Bazen çaresizliğinden ötürü kaçmayı tercih etse de aşkı için yeri geldiğinde savaşmasını bilmiştir.

 Daha önce de bahsettiğim gibi aşk kitaplarında aşırı uzun sayfaları sevmem ama Brenda şu an için bu konudaki istisna gösterdiğim biri. 1-2 kitabı hariç diğerlerinde anlatmak istediğini oldukça güzel anlatır, sayfalar tam olması gerektiği gibidir.

 Puanım: 10/10

11 Nisan 2017 Salı

Bahar Okuma Şenliği 2017 Listesi



 Normalde böyle şeylerde pek başarılı değilim. Kitaplarımı kafama estiği vakit okurum. Fakat neredeyse 3 sene önce aldığım kitaplar hala durunca bir düzenlemeye girme zamanım gelmiş görünüyor. Umarım bu şenlik en azından yarısını tamamlamama yardımcı olur.

1. Kategori (10 puan): İsminde bahar mevsimini çağırıştıran bir kelime geçen veya olayların baharda geçtiği bir kitap. 

 Anton Çehov/Kırlarda Bir Gün - Everest Yayınları/342 sayfa

2. Kategori (10 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında yazılmış bir kitap.

3. Kategori (10 puan):  2017 yılında basılmış bir kitap.

 Christina Dodd/Karanlığın Kokusu - Pegasus Yayınları/336 sayfa

4. Kategori (10 puan): Peygamberimiz Mz. Muhammed'in hayatı ya da onunla ilgili bir kitap.

5. Kategori (10 puan): Beyazperdeye aktarılmış bir kitap (Filmi de izlenecek).

 Edith Wharton/Masumiyet Çağı - Martı Yayınları/ 432 sayfa

6. Kategori (10 puan): Bir şiir kitabı.

7. Kategori (10 puan): Çanakkale Zaferi ile ilgili bir kitap.

 Diriliş-Çanakkale 1915/ Turgut Özakman - Bilgi Yayınları/688 sayfa

8. Kategori (10 puan): En az 500 sayfa olan bir kitap.

 Jane Eyre/Charlotte Bronte - Martı Yayınları/576 sayfa

9. Kategori (10 puan): Daha önce okuduğunuz bir kitabın devamı olan bir kitap.

 İhanet Çarkları/Büşra Toraman - Ephesus Yayınları/478 sayfa

10. Kategori (10 paun): Goodreads'da en az 3 puan almış olan bir kitap.

 Julia Quinn/The Sum of All Kisses - Avon Books/378 sayfa

11. Kategori (10 puan): Dünya ya da Türk klasiklerinden bir kitap.

 Uğultulu Tepeler/Emily Bronte - Martı Yayınları/496 sayfa

12. Kategori (10 puan): Yazarı sanatçı olan bir kitap.

 Zülfü Livaneli/Son Ada - Remzi Kitabevi/184 sayfa 

13. Kategori (10 puan): Hz. Mevlana'nın yazdığı ya da onunla ilgili bir kitap.

14. Kategori (10 puan): Kendi doğum yılınızda doğan veya ölen bir yazar tarafından yazılmış bir kitap.

15. Kategori (10 puan): 200 sayfadan kısa bir kitap.

 Orhan Kemal/Ekmek Kavgası - Everest Yayınları/160 sayfa

16. Kategori (10 puan): Adında Aşk kelimesi geçen bir kitap.

 Bir Avuç Aşk/Brenda Joyce - Pegasus Yayınları/624 sayfa

17. Kategori (10'ar puan/ekstradan 40 puan): Şimdiye kadar kitabını okumadığınız 4 yazardan birer kitap (Yazarlardan 2'si Türk, 2'si yabancı; 2'si kadın, 2'si erkek olmalı).

 Halide Edip Adıvar/Vurun Kahpeye - Can Yayınları/162 sayfa
 Lynsay Sands/İskoç Gelini - Yabancı Yayınları/304 sayfa

 Refik Halid Karay/Yezidin Kızı - İnkılap Yayınları/160 sayfa
 Aleksandr Puşkin/Yüzbaşının Kızı - Bahar Yayınları/160 sayfa

18. Kategori (10'ar puan/ekstradan 40 puan): Baş harfleri alfabeye göre sıralanan 4 kitap.

 Simyacı/Paulo Coelho - Can Yayınları/194 sayfa
 Şifacı/Marina Fiorato - Arkadya Yayınları/448 sayfa
 Tutsak Güneş/Ayşe Kulin - Everest Yayınları/442 sayfa
 Uzun Vadi/John Steinback - Sel Yayınları/160 sayfa

19. Kategori (10'ar puan/ekstradan 30 puan): Kapağındaki baskın rengin turuncu,mor,pembe olduğu birer kitap.

 Mor: Tracy Anne Warren/The Accidental Mistress - Ballantine Books/360 sayfa
 Pembe: Julia Quinn/Minx - Piatkus Yayınları/392 sayfa
 Turuncu: Paulo Coelho - Elif - Can Yayınları/266 sayfa

20. Kategori (10'ar puan/ekstradan 40 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap veya 2 yazardan 2'şer kitap.

 Julia Quinn Kitapları:

 Everything And The Moon/376 sayfa 
 Brighter Than The Sun/378 sayfa
 Splendid/378 sayfa
 Dancing At Midnight/378 sayfa

9 Nisan 2017 Pazar

Pazar 6'lısı: Okumak İstediğim 6 Seri



 Şu başlık için hala düşünüyorum desem? Aklıma sadece 3 tane geldi şu anda, ilerisi yazdıkça gelir diye umuyorum.

1) Julia Quinn'in Serileri: Hazır yeni kitap da çevrilmişken ilk sıraya Julia'yı koyayım. Kendisi bana yeniden kitap okuma aşkımı aşılayan, yazdıklarıyla da oldukça dinlendiren bir yazar. Sağ olsun yayın evi yazarın serilerini doğru sırada çevirmediği ve Wattpad'e gömüldüğü için acaba hangi kitap çevrildi sorusunu hep soruyorum. Şanslıyım ki sahaftan orijinal dilinden olan, bizde yayınlanmamış 2 serisini aldım. Yazın onları silip süpüreceğim.

http://www.goodreads.com/series/list?id=63898.Julia_Quinn

2) Francesca Cahill Serisi: Merakımı tavan yaptırmış durumda. Bilmiyorum, sanki bu seriye acayip bağlanacakmışım gibi hissediyorum. Pegasus şunu bir yayınlasa keşke. Şuraya kitap listesi linkini de ekleyeyim.

http://www.goodreads.com/series/42458-francesca-cahill-deadly

3) İnce Mehmed Serisi: Tahminimce bu Pazar 6'lısında en çok göreceğimiz seri bu olacak.

4) Dresden Files Serisi: Okumayı çok istediğim bir seri. Yalnız İthaki, fazla satmadığı için yeni çeviriler yapmıyor diye duymuştum. Üzüldüm açıkçası. Bu yüzden hiç girişmesem mi diyorum.

https://www.goodreads.com/series/40346-the-dresden-files

5) Anita Blake Serisi: Yeni yeni merakımı uyandırmaya başladı. Okuyucular da çoğunlukla övüyor seriyi.

https://www.goodreads.com/series/49083-anita-blake-vampire-hunter

6) The Montgomerys and Armstrongs Serisi: Historical'de İskoç hikayeleri pek ilgimi çekmez ama yazarın önceden yazmış olduğu McCabe serisi oldukça güzeldi. Bunu da beğeneceğimi düşünüyorum. Gerçi yurt dışında son kitap kaç sene oldu hala çıkmadı ayrı muamma :D

http://www.goodreads.com/series/74150-the-montgomerys-and-armstrongs

8 Nisan 2017 Cumartesi

1 Gün 3 Kitap


 İster kitap siteleri olsun, ister yayın evlerinin kendi siteleri olsun her gün yeni kitaplar var mı diye bakarım. Dün yani cuma günü bir gün içinde 3 yeni historical kitabın çıkacağı haberini aldım. Görünüşe bakılırsa gökten taş yağacak. Uzun zamandır art arta çıkan historical kitaplar görmediğime hala şoklardayım. O kitaplara gelirsem:



Cesur ve fevri hareketleriyle adeta bir bela mıknatısı olan Juliana Fiori, alışılmış İngiliz hanımefendilerinden farklıdır. Sosyetenin kurallarına göre yaşamaya hiç niyeti yoktur: aklına geleni söyler, insanlar onu onaylayacak diye istemediği şeyler yapacağı durumlara girmez, canını sıkanın suratının ortasına yumruğu indirebilir. Skandallara meyilli tavırları onu Londra’nın en popüler dedikodu malzemesi yapmıştır.

Leighton Dükü Simon Pearson’un ise hayatında en son istediği şey adının skandallara karışmasıdır. Adını ve unvanını lekesiz tutmak için ne gerekiyorsa yapmaya hazır olan dük, sırlarını açık etmemek için herkesle mesafelidir. Ancak bir akşam katıldığı davetten evine dönmek için bindiği arabasında saklanmış Juliana’yla karşılaştığında, o güne kadar sahip olup koruduğu her şeyi riske etmek pahasına, bu güzel kadına adab-ı muaşeretle ilgili bir ders vermeye karar verir.



Şu an için konusu yazmıyor, yüklendiği an buraya da ekleyeceğim. Yalnız o ne çirkin kapak öyle! Bu yazarı bekleyen çok kişi var,keşke daha düzenli yapsalarmış.


Hugh bu kadının can sıkıcı şekilde ukala olduğunu düşünüyordu...
Hugh Prentice hazırcevap kadınlara karşı asla sabırlı değildi ve eğer Leydi Sarah Pleinsworth utangaç ya da mahcup kelimelerinden haberdarsa bile onları çoktan lugatından çıkarmıştı. Pervasız bir düello matematik dehası olan Hugh’u sakat bir bacağa mahkûm etmişti ve şimdi Sarah gibi bir kadınla evlenmeyi hayal etmesi şöyle dursun, ona kur bile yapamazdı.
Sarah bu adamın delinin teki olduğunu düşünüyordu…
Hugh’un yaptığı düello neredeyse Sarah’ın tüm ailesini mahvedeceği için onu asla affedemezdi ama Sarah’ın asıl tahammül edemediği onun kişiliğiydi. Ancak bu ikili bir haftayı yan yana geçirmek zorunda kaldıklarında, ilk izlenimlerin o kadar da güvenilir olmadığını keşfedeceklerdi.
Sonra ilk öpücük ikincisine, üçüncüsüne ve dördüncüsüne yol açarken, matematik dehası lord hesabını şaşıracak ve her zaman hazırcevap olan leydi belki de ilk defa kendini nutku tutulmuş halde bulacaktı.


--------------------------------------------------------

 Normalde bu kitapları görünce havalara uçmam bekleniyor ama yapmayacağım :D Her ne kadar "En Güzel Rüya" kitabını beğensem de -ki o kitapta okuyucunun hala aptal yerine konduğuna inanırım- Sarah'ın yazdıklarını sevmiyorum ben. "Rules of Scoundrels" serisi benim için vasatın altıydı. Monica da kalemine ısınamadığım biri. 

 Julia'ya gelince, kitabı alacak mıyım, kesinlikle hayır. 2 sene kadar önce İngilizce'sini almıştım. Bu zamana kadar okumamak da benim ayıbım :D


------------------------------------------------------

 Normalde Nemesis, Epsilon ile beraber en düzensiz kitap çıkaran yayın evidir fakat Sarah bunun tek istisnası olmalı. Şu ana kadar 2 seri+ 1 bağımsız kitabı çıkardılar. Kaldı son serinin 3 kitabı. Gayet güzel bir şey. 

 Monica'da "Higland Guard"a devam etmek yerine "Campbell" serisinden başlamayı seçmişler. Önceden de yazdığım gibi yazarı seven çok kişi olduğu için başka yayın evine vereceklerini sanmam. Sarah'a gösterdikleri özeni buna da gösterirlerse çok şahane olur. Yalnız bu seriden başlaması hem iyi hem kötü diyebilirim. Kötü yanı: Higland Guard serisi unutulabilir, tabi önceki kitaplarda yeniden basım yaparlar mı, onu da ilerisi gösterecek. İyi yanı Campbell taze bir başlangıç olmuş bence.

 Facebook'ta biri Nemesis'e "Darısı Maya Banks ve Pamela Clare'nin başına." diye yazmıştı. Açıkçası Tracy Anne Warren'i de katarsam bu 3'ü Nemesis'e gelse işte o zaman benim için bir bayram havası olur :D

 Julia için ilk cümlem: "Smythe-Smith Quartet'e devam etmesi memnun etti." oldu. Çok mutluyum diyemiyorum, şahsen "Bevelstoke" daha bir sevdiğimdir. Yine de araya Bevelstoke girse iyice tuhaf olurdu. Umarım bu seriden sonra sıra ona gelir. 

 Ama bir günde 3 historical haberi mutlu etti mi, hem de nasıl <3 Darısı böyle geçen günlere inşallah. Hele de sevdiklerimden gelse iyice tadından yenmez.

Bu Kışın En'leri - Mim




 Şimdi, bu mimin biraz acayip bir hikayesi var. Geçen sonbaharda tek bir farkla bu mim yapılmıştı: "Bu Yazın En'leri" diye. Zamanında Devrik Cümleler beni mimlemişti ama şu zamana kadar öylece durdu. Kısacası baya gerinizden gelerek mimi kendime uyarladım :D Zaman aralığı olarak 21 Aralık-21 Mart arasını aldım.

 1)Bu kış okuduğun en güzel kitap: İntikam Maskesi/Elizabeth Hoyt

 2)Bu kış keşfedip okuduğun en güzel kitap: Kamelyalı Kadın/Alexandre Dumas 

 3)Bu kış okuduğun ve sana en büyük hayal kırıklığı yaşatan kitap: Mezarlık Kitabı/ Neil Gaiman

 4)Bu kış izlediğin en güzel 3 film: İzlemediğim için yok

 5)Bu kış dinlediğin en güzel şarkı: Going Backwards/Depeche Mode

 6)Bu kışı bir kelime ile tarif et: Yıpratıcı (Gerçi sanırım 2017 böyle geçecek gibi duruyor.)

 Devrik Cümleler'e bu güzel mim için teşekkür ederim, geç kaldığım için de özür dilerim. Aslında isteyen bu mimi yapsın demek istiyorum ama ilk kimin aklına gelmişse ondan çalıntı yapmış olur muyum? Olmuyorsa kararı size bırakıyorum :) 

2 Nisan 2017 Pazar

Pazar 6'lısı: 1 Yayınevi 6 Kapak



 Bu haftaki Pazar 6'lısı teması benim için oldukça özel. Aslında bu tema 2 ay öncesine dayanıyor ama özel bir sebepten bu ayın ilk haftasına koymasını istemiştim. İlki benim önerim olmasıydı, diğeri de bugün 22 yaşına basmış olmam. Yaş ilerledikçe insan doğum günü için pek fazla şey yapamıyor. Bu da bana güzel bir değişiklik ve hediye oldu. Bunun için sana çok teşekkür ederim Esseve Rin 💖💋

 Kapak, bazılarımız için bir kitabı almakta oldukça önemli bir unsurdur. Ben daha çok konuya bakan tiplerden oldum. Yine de bazı kitaplar için "Keşke bu kapak kullanılmasaydı." dediğim çok zamanlar olmuştur.

 Kapak tasarımı denince aklıma ilk Ephesus Yayınları geliyor. Her konuda olduğu gibi bunda da acayip hakkını veriyorlar. Sizlere yabancı yazarların orijinal kapakları haricinde sevdiğim kapakları sıralamak istiyorum:








 NOT: Yarından itibaren 1.5 haftalık vize dönemim başlıyor. Maalesef o süre boyunca sizlerin yazılarına pek yorum yapamayacağım. O süre boyunca atladığım biri olursa şimdiden üzgünüm.