Aspendos Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aspendos Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2016 Pazartesi

Bu Adamla Beraber-Yorum



 Jesse Ward, Ava için yanıp tutuşuyor ve onu tutkusuna yenik düşürmeye devam ediyordu. Ancak Ava'yı karanlık sırlarından ve yaralı ruhundan uzak tutuyordu. Ava'nın tek kurtuluşu Jesse Ward'ı terk etmekti fakat ondan kaçmanın imkânsız olduğunu bilmeliydi. Jesse, yaşadıkları tüm fiziksel hazları ona hatırlatmakta son derece kararlı olarak tekrar hayatına girmişti. Fakat Ava da bu adamın sert görüntüsünün altında yatan gerçeği öğrenmekte kararlıydı. Bu yüzden bir kez daha Manor'ın Tanrısı'na kendini sundu. Jesse'nin tek isteği de zaten onu yanı başında tutmaktı.

 "Bu Adamla Beraber daha fazla tutku, merak ve entrikayı da beraberinde getiriyor. Hayatlar değişiyor ve sırlar ortaya dökülüyor. Jodi Ellen Malpas yine yapacağını yapıyor. Sürükleyici, her sayfası ayrı bir heyecana açılan bu kitabı elimizden bırakamadık." 
-TotallyBookedBlog-



 UYARI: YORUMUN UFAK KISMI KÜFÜR İÇERİR!

 İlk kitabı okuduktan sonra orijinal dilindeki pdf'sini indirmiştim belki okurum diye. Aslında benim beklediğim Türkçe pdf'sinin çıkmasıydı fakat İngilizce dil yapısı aşırı basit olduğu için buradan devam etmeye karar verdim seriye.

 Bana göre serinin ikinci kitabı, ilkine göre az biraz daha iyiydi. Tek tek sıralayacak olursam:

* Yukarıda da dediğim gibi, kitap orijinal dilinde gayet anlaşılırdı. Okurken anlamayacağınız yerler olacağını sanmıyorum.

* Erotik sahnelerde olumlu yönde bir azalış görülüyor. Yani bir erotik romanda olması gerektiği kadar erotik sahneler içeriyor kitap.

* Kitabın ilk yarısı bildiğimiz erotik roman tarzında ilerliyor. Çiftimiz sevgili oluyor ve çoğu erotik kitap çiftinde gördüğümüz şeyleri yaşıyorlar. Ama 2. yarıya geldiğimde beni ters köşeye düşürecek bir durumla karşılaştım. Ve bu okur bilmiyordu bunun sadece ufak bir başlangıç olacağını. Sonrasında "Ne! Nasıl yani? Hadi canım! Aman tanrım!" tepkilerini vereceğim durumlar gerçekleşmeye başladı. Neler olduklarını söylemiyorum, yoksa kitaptan alınacak bütün zevk gider. En fazla şu kadarını söyleyebilirim. 2. kitap "Olaylar,olaylar." dedirtecek durumlar yaşatacak size.

* İlk kitaba oranla Ava'yı biraz daha sempatik buldum. Yaptıkları gözüme fazla çarpmadı, bana aşırı saçma gelecek bir harekette bulunmadı kendisi.

* Hayatımda ilk kez bir kitapta bir evlilik teklifine hiç zorluk çıkarmadan "evet" cevabını veren birini gördüm. Belki olumsuz gelebilir size ama bu yönüyle şaşırtması iyi oldu benim için.

* Belki de kitabı orijinal dilinde okuduğum için aldığım zevk daha fazlaydı.

 Fakat kitap için olumsuz söyleyeceğim şeyler de mevcut. Daha doğrusu az sonra birine çok fena saydıracağım.

* Kitabın kapağı rezalet. İlk kitabın kapağına göre çok alakasız olmuş. Aslına bakacak olursak kitabın kapakları gerçekten hikayenin hiçbir kısmıyla örtüşmüyor. Fakat son kitapta şaşırtabilir de.

* Ava'nın arkadaşı Kate, bana hiç de arkadaş gibi görünmedi. Tabi buldu erkeği (Sam'i), Ava'nın varlığını bizim erkekler olmasa unutacak.

* Kitapta çok fazla gereksiz çift kaplıyor. Örneğin Victoria-Drew ikilisi. Bunlar sevgili midir, değil midir kısacası ne idüğü belirsizler benim için.

* Şimdi geliyorum saydırmaya: Arkadaşlar, hatırlarsanız ben Jesse Ward için "Baskıcılıkta dünya markası" gibi bir tanım kullanmıştım. İlk söylediğimin hala arkasındayım. Benim değinmek istediğim başka noktalar var. Meğer bu Jesse düşündüğümden daha pislik biri çıkmasın mı kitapta? Adam bildiğimiz orospu çocuğuymuş da benim haberim yok. Mümkün olduğunca spoiler vermemeye çalışarak neden nefretimi kazandığını anlatmaya çalışacağım.

* Sally'i sürekli "O sadece arkadaşım. Bizi ayırmaya çalışmıyor, kafanda kuruyorsun bunları Ava." diye savunması çıldırttı beni.

* Kitap boyunca Ava'nın her işine burnunu soksun, kızın her bir sırrını bir şekilde öğrensin ; fakat iş kendisine geldiğinde tam bir kapalı kutu olsun. Hele bir itirafı var ki... Allah belanı versin Jesse, tez zamanda geber inşallah!  Ben Ava'nın yerinde olsam o anda bitirirdim ilişkiyi. Çünkü Jesse'in orada yaptığı tek şey bağımlılığına sığınmaktı (Tabi ona göre bu bir bağımlılık değil ya.) .

* İlk kitapta Jesse tam bir boş adamdı benim gözümde. Burada ise hafif karanlık geçmişi olduğu gösteriliyor. Bence böyle bir şeye gerek yoktu. Yazar, boş adamı biraz doldurayım demiş ama böyle olması için geçerli hiçbir sebebi yok.

 Kitap bazı soru işaretleri bırakıyor elbette ama 2. kitap çok normal bir şekilde sonlanıyor. Hal böyle olunca "3. kitapta fazla bir şey olmaz, özetini okusam da olur." dedim. Demez olaydım a dostlar! Kitap daha da şoka sürüklüyormuş meğerse okuyucuyu. Az önce üst paragrafın son cümlesinde yazmış olduğum şeyi yazar bana güzel yedirdi. Biraz da bu ironi için üst paragrafı koyu renkle belirttim.

 İndirmeyi başarırsam 3. kitabı, vizelerden sonra okumayı planlıyorum.

 Puanım: 3,5/5 (2. kitapta yaptığı ters köşeler için. Öyle olmasaydı 3/5 verirdim.)

29 Ocak 2016 Cuma

Bu Adam-Yorum




 Genç iç mimar Ava O'Shea'nin, Manor'da onu neyin beklediğine dair hiçbir fikri yoktu. Ava başvuru görüşmesinde karşısına sıradan, hantal bir beyin çıkacağını düşünür, ancak karşısına müthiş yakışıklı, özgüveni yüksek, zevk peşinde koşan ve bu uğurda hiç sınır tanımayan bir çapkın olan Jesse Ward çıkar.

 Ava, bu adamdan etkilenmemeye çalışır ancak adamın içinde uyandırdığı tutkuları da kontrol edemez. Kalbinin bu adamı asla bırakmayacağını bilir ama içinde bir ses ona kaçması, ondan uzaklaşması gerektiğini söyler. Fakat onu deli gibi isteyen Jesse, ona sahip olmak için her şeyi yapacak ve gitmesine asla izin vermeyecektir.

***********************************************************

  Bu Adam kitabını ilk önce D&R'ın mağazalarında görmüştüm, o zamanlar kitap Türkçe'ye çevrilmemişti. Goodreads'ta da olumlu yorumları görünce kitabın bizim dilimize çevrilip çıkmasını bekledim haliyle. Çevrildi falan derken pdf şekli de geldi, ben de durur muyum okumakta olduğum bir kitabı yarıda bırakarak hemen okumaya başladım.

 Kitaba bayıldım, beklediğime değmiş demeyi gerçekten çok isterdim ama maalesef bunları diyemeyeceğim.

 Öncelikle karakterlerden başlayalım: Kitabın arka kapağından çıkardığım kadarıyla Ava kariyerinde başarılı, ayakları yere sağlam basan, biraz ciddi ama hoş bir bayan. Keşke gerçekten de öyle olsaydı. Aslında ben bunu Jesse ile ilk karşılaşmalarında anlamalıydım. Tamam, hadi ilk karşılaşma diye bunu azıcık mazur görelim; kızımız çalışamayacağını anladığında işi arkadaşlarından birine devrediyor, Jesse de kızı aşırı derecede rahatsız ederek bir şans daha ver şu projeye, yanına yaklaşmayacağım diyor. Tabi bunun yalan olduğunu okuyan herkes anladı. Kız ne yaptı peki, bir öpücükle hemen adamın kollarında eridi. Sonra yok yapamam seninle diye işin içinden çıktı. İç tasarımını yaptığı terası da şansa bakın ki Jesse almış. Ava, Jesse'nin zorlamalarına dayanamayıp onunla beraber oluyor fakat ertesi sabah nedenini bilmediğimiz şekilde görüşmüyor adamla. Ve Ava bunu kitap boyunca 2-3 kez daha yaptı. Yani Ava başarılı biri ama fazla tripli, ne istediğini hiç bilmeyen biri aslında. Bir de Ana Stelle karakterine ben ergen diyordum, Ava, Ana'yı da aştı.

 Jesse, Jesse, Jesse... Bu adam için söyleyebileceğim cümle şu olur: Christian Grey'in huy bakımından tıpatıp aynısı. Gerçi Grey de Ana'ya baya baskı uyguladı ama yeri geldi mi kıza biraz alan tanıdı. Jesse, Ava'nın ne istediğini bir an olsun önemsemedi. Her gün telefon,mesaj, ev tacizi yaptı. Anla işte kız istemiyor seni. Yok beyfendi durur mu? Adam baskıcılıkta dünya markası. Yeminle illallah getirtti bana şu herif.

 Yazarın diline gelirsem akıcı olduğu doğru, ki bun sayede kitabı birkaç saatte bitirdim. Genel anlamda konu toparlaması da iyi. Fakat cümleleri aşırı aşırı basit yapıdaydı. Yani Türkçe'sini beklemeye hiç gerek yokmuş kitabın aslında. Ayrıca o kitaba 528 sayfa fazlaymış. Kitap erotik olsa da fazla mı +18'lik sahne vardı acaba? Kitabın son 20-30 sayfasında asıl konuya gelmiş yazar. O +18 sahnelerin bir kısmını çıkar, asıl konuyu son 100 sayfaya aktar, böylece kitap pek boşa gitmemiş olurdu.

 Aspendos'un yine çeviri hataları olsa da önceden çıkardığı kitaplara göre çeviride büyük gelişme var. Gözüme fazla çarpan hatası yoktu. Ama kitap sanırım bugüne kadar okuduğum en açık saçık çeviriden meydana gelmiş. Aslında orijinal dillerdeki erotik romanlar gerçekte Aspendos'un çevirisi gibi ama bizde bu çeviriler genelde biraz daha yumuşatılıyor. Yayın evi bodoslama dalmış resmen. Bu durum rahatsız etti mi beni, aslında hayır. Dürüst olan çeviri daha hoşuma gitti. Yalnız bu kitap Can Yayınları'nın bazı kitapları gibi bir folyo ile kaplanıp satılmalı çünkü dil baya baya...

 Serinin 2. kitabını okumayacağım dersem yalan olur. Umuyorum ki kitap Elli Ton serisinden kopar, ertotizm kadar Jesse'nin sorunlarına da değinir, Ava da artık kendine çeki düzen verir.

 Puanım:3/5