Mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Temmuz 2017 Perşembe

Yarıyıl Raporu (Mid-Year Book Freakout: 2017) | Mim



Fotoğraf Periodic Library'den alıntıdır

 Bu sene 2.'sine katılacağım Yarıyıl Raporu'na fikir annesi Periodic Library beni mimlemiş. Kendisine teşekkür ederim 😊 Geçen seneki maddelerin çoğunluğunu Elizabeth Hoyt oluşturuyordu, bu sefer her şeyden seçmece yapmaya çalışacağım umarım başarılı olurum :D Gelelim sorulara:

1)Şu ana kadar okuduğun en güzel kitap?

 Türklerden Zülfü Livaneli / Son Ada. Şimdilerde young adult tarzına göre yazıldığı ve klasiklerden okusam bile bana uymadığı için okuduğum distopik kitap sayısı azdır. Fakat Son Ada gerek bizden çıkma olsun, gerek günümüz sorunlarına güzel göndermeler yapmış olsun gerçekten kalbimde ayrı bir yer edindi. Dili de akıcı ve samimiydi.

 Yabancılardan Paulo Coelho / Şeytan ve Genç Kadın. İyilik-Kötülük kavramlarını farklı bir bakış açısıyla sorgulamaya iten bir kitap. Bunu yaparken de akıcı bir dil kullanılması ayrı güzeldi.

2)Şu ana kadar okuduğun en iyi devam kitabı?

 En son cevapladığım soru. Söz verdim sizlere ama yine tutamadım. Hoyt'u yine abartarak birkaç yere yazdım :D

 Elizabeth Hoyt / İntikam Maskesi. Anlatmaya başlasam spoilerın dibini bulacağım :D En zararsız cümlem "Düşündüğümden çok farklı bir kitap çıktı." olacaktır.

3)Okumak istediğin ama henüz okuyamadığın yeni çıkan bir kitap?

 Kerrigan Byrne / Hırsız ve Güzel.  Kitap, hasret kaldığım kaliteli bir historical okuyacakmışım gibi bir his oluşturdu.

4)İkinci yarıda çıkmasını çok beklediğiniz bir kitap?

 Saysam bitmez ama Maiden Lane serisinin 6. kitabı daha ağır basıyor. Kısaca Elizabeth Hoyt / Duke of Midnight diyorum. Kim bilir Pegasus kitabın başlığını nasıl bir isimle çevirecek?

5)Sizi hayal kırıklığına uğratan bir kitap?

 İnanır mısınız 2017 kitaplar açısından uğursuz bir şekilde ilerliyor. Beğendiklerim de var fakat beğenmediklerim veya vasat bulduklarım daha fazla. İlle yazmam gerekirse:

 Edebi eser olarak John Steinbeck / Uzun Vadi. Günlük yaşamla ilgili oldukça çarpıcı sonlar yazar kendisi. Herhalde hikayelerinde de bunu beklediğim için hayal kırıklığına uğradım. 1-2 hikayesi dışında anlattıkları kendisi için bile çok sıradan geldi.

 Oku geç olarak ise Julia Quinn / Dudaklarımda Şarkısın. Orijinal dilinde okumuştum. Hugh- Sarah ikilisi, Julia'nın yazmış olduğu en saçma çift olabilir. Gerçi aralarındaki aşkın gelişimi güzel anlatılmıştı fakat olay örgüsü de bir tuhaftı.

6)Sizi şaşırtan bir kitap?

 Halide Edip Adıvar / Vurun Kahpeye. Hala okumayanlar olabilir diye nedenini söylemeyeceğim, spoilera kaçıyor. 

7)Favori yeni yazarınız?

 Favorim diyebileceklerim var fakat onların sadece 1 kitabını okuduğumdan -onlar Zülfü Livaneli, Halide Edip Adıvar- maalesef  kendilerini yazamıyorum. Bir yazara favorim diyebilmem için 2-3 kitabını okumalıyım. 

8)En yeni kurgusal aşkınız?

 Jane Eyre - Bay Rochester

9)En yeni favori karakteriniz?

 Elizabeth Hoyt / İntikam Maskesi = Apollo. Daha ortada fol yok yumurta yok, yani karakterin iç dünyası hakkında bilgi yok fakat ilk görüşte tutuldum :D

10)Sizi ağlatan bir kitap?

 Elizabeth Hoyt / İntikam Maskesi. Aslında ağlatan bir kitap değildi fakat Godric'i sevdiğimden dolayı biraz onun için biraz da Artemis / Apollo arasındaki kardeş sevgisi için ağlamış olabilirim :D

11)Sizi mutlu eden bir kitap?

 Emma Chase / Evli Barklı. Final kitabı fakat komedisi tam gaz devam :D Özellikle Steve'in limuzin sahnesine ayrı bir parantez açılmalı 😂 

12)En beğendiğiniz kitaptan uyarlanan film?

 Pas geçiyorum.

13)Bu yıl yazdığınız favori kitap yorumu?

 Farklı cevap vereceğim demiştim o yüzden Brenda Joyce / Oyun diyorum. Yoksa bu şıkkı da Hoyt diye doldururdum fakat o yorum aşırı spoiler içeriyor ve her maddeye yazmayacağım dedim :D

Brenda Joyce/Oyun

14)Bu yıl satın aldığınız en güzel kitap?

 Okumadıklarımı sayabilir miyim acaba? Çünkü cevabımı Kadıköy Kitap Günleri'nden aldığım tüm kitaplar demek istiyorum :D 

15)Yıl sonuna kadar neleri okumak istiyorsun?

 Elimdeki kitaplar ömrüm yettiğince öyle ya da böyle okunacak. PDF olarak bulduğum favori historical yazarlarımın hepsinin orijinal dilinden 1 kitabını okumak isterim. Yayın evlerinin bizi ne kadar umursadıkları malum :/

 İsteyen herkesi mimliyorum 😊

16 Temmuz 2017 Pazar

Mim - Elimin Gitmediği Kitaplar


 İçi dışı bir olan sevgili Öneri Makinesi beni mimlemişti, teşekkür ederim :) (Çaktırmayın, beni mimliyorsun diye ona zorluk çıkarmış olabilirim :D) 

 Mim için kitapları alalı 1 seneyi doldurmuş kitapları seçtim. Baktığımda biraz fazla kitap vardı fakat Yaz Okuma Şenliği ve Yarıyıl Reading Challenge sayesinde onları büyük oranda indirmiş bulunuyorum. Şu an için elimin gitmediği kitaplar bunlarla sınırlı:



 Ateşten Gömlek, Tekinsiz Hikayeler kitaplarını 2015 Tüyap'ında almıştım, kışın okurum dediğim kitaplardı. Kısmetse sonbahara kaldı kitaplar.

 Eskici ve Oğulları, Kıyamet Gösterisi kitaplarını 2016 CNR Fuarı'ında almıştım. Gördüğünüz gibi onlar da kaldı :D

 Savaş Makineleri ise arkadaşımın doğum günü hediyesiydi. Kendisi henüz okuyamadığım tek DW kitabı.

 Elimin gitmediği 5 kitap olması iyidir iyi :D Hala yapamayanları mimliyorum :)

10 Temmuz 2017 Pazartesi

Aklımda Deli Sorular - Mim


 Teee 4 ay öncesi Kitap Güneşim beni bu güzel mime davet etmişti. Fakat şuydu buydu derken arada kaynadı iyice 😅 Mimin zamanı da baya geçti daha fazla geçirmeyeyim.

1)Almaktan vazgeçemediğin bir şey var mı?


 Tabi ki de kitap :D Harcamalarımın %70-%90 civarı kitaba gider. Kitap dışı derseniz evimizde yer olsaydı kupa bardak almaktan vazgeçmezdim.

2)Büyük, kocaman bir acı hissettin mi?

 Fiziksel olarak aklımda kalanı hastanede siyah nokta sıkma yöntemidir. Acısı bir yana bir yerden sonra nefes almak da zorlaşıyor :D

 Psikolojik olanlar da var fakat benden çok daha kötülerini yaşayanlar olduğu için yaşadıklarım kendime göre acı diyeyim.

3)Altın günlerine dair korkunç bir anın var mı?

 Sanırım ben şanslı denilebilecek çocuklardan oldum. Ne evimizde altın günü yapıldı ne de annem öyle yerlere gitmiştir. Annem daha çok evladını düşündüğünden "Ders çalışırken rahat ol diye sık sık misafir çağırmıyorum. Ayrıca bana o işler zahmetli gelir." der.

 Kendisi bilindik şekilde misafir çağırırsa veya bir yere giderse beni aynı sebepten yayına almadığı zamanlar da az değil :D

4)Özel bir yeteneğin olsa ne olsun isterdin?


 Kesinlikle matematik zekası. Bir konudan çok çeşitli soru çıkıyor diye SBS, YGS gibi sınavlarda matematik çalışmadığım ve yapamadığım doğrudur. Okuduğum bölüm de matematikle alakalı, cidden ne yapıyorum ben :D Neyse, matematik soruları çözme konusunda başarım olsaydı hayatımda büyük kolaylık sağlanırdı.

5)"Etraf ne der?" diye düşünmeden hareket edebilir misin?

 Biraz zor. Örnek verecek olursam, eskiden şort giymek normalken, şimdi bayanlar için can güvenliği tehlikesi oluşturuyor. Kendinizi savunmak da zorlaştı. Sonuçta hatalı olan ne olursa olsun bir şekil kurtulacak bundan. 

6)Hangi mevsimi seversin?



 Tam kış insanıyım. Kışın okuldu, yoldu derken bir koşuşturma içinde oluyorum. Yazın baya gevşeme moduna giriyorum :D Gerçi ilk kez yaz geldi diye baya mutlu oldum, bu dönem düzgün ara veremeden sürekli okulda bulundum, dersler de hepimiz için ağırdı. 

7)Blog yazmak sana ne kattı?

 Öncelikle bir sürü güzel insanla iletişim imkanım oldu, hepsi de güzel yazılar yazıyor ve samimiler. Şikayetçi olduğum konular hakkında yazılar yazmak da iyi geliyor :D Bir de kitap yorumlamayı daha planlı yapmayı başarsam daha iyi olacak. Yine de daha iyisi olabilir, umarım o da gerçekleşir :)

8)En sevdiğin dizi, film, animasyon ve kitap nedir?

 Dizi: Doctor Who Klasik Seri

 Film: "İşte benim filmim" diyebileceğim bir film yok.

 Animasyon: The Simpsons 

 Kitap: Kitap okuma alışkanlığımı yeniden kazandırdığı için Julia Quinn - Şahane Bir Kadının Gizli Günlüğü diyorum.

 Kitap Güneşim'e hem mim için teşekkür ederim hem geç yayınladığım için özür.  Sizlere de okuduğunuz için teşekkürler. Şu mimleri fazla geçirmeden yapsam iyi olur :D

5 Temmuz 2017 Çarşamba

Mim: Öneri Yazısı


 Yaklaşık 2 hafta önce deeptone öneri yazısı yazmam için beni mimlemişti. Mim için yeniden teşekkürler :)

 Yazıyı bu kadar bekletmemin sebebi Doctor Who 10. sezon bittikten sonra yazmaya karar vermiş olmamdı. Gördüğünüz gibi yazım yine DW hakkında olacak :D

 Geçen sene 1963-1989 arası dönemi yani Klasik seriyi izlemeye başlamıştım. Şu an 1. 2. ve 7. Doktorların bazı bölümleri kaldı. Ve Klasik Seri'nin çoğu yönden şimdikini döveceğini söyleyebilirim. 

 Şu anda DW sadece David ve Matt dönemi olarak görülüyor. Peter'ı fazla saydıklarını söyleyemeyeceğim. Eski Doktorları arada hatırlatacak şeyler gösterilse de genel olarak önemsenmiyorlar. Sebep tamamen senaristler ve BBC'nin bencilliğinden kaynaklı. Onlar işin ticari yönüne bakıyorlar. "10 ve 11 çok iyi, diğerleri meh" denilebilir. Yoksa izleyiciler Peter'ın şahane bir iş çıkardığını kabul ediyor. Fakat gel de bunlara anlat!

 Neyse, bir gün bunları başka yazımda anlatırım. DW izlemek istiyorsanız mutlaka Klasik seriye başlamalısınız. Nedenlerime gelirsem:

1)Klasik seri 8 Doktordan oluşur. Bu 8 Doktor, Modern serideki Doktorların aksine, bir sorun mu var, hemen işe koyulurlar.  Ne 10 gibi karı kız etkilemek için ne de 11 gibi gösteriş amaçlı. Sadece birilerine veya gezegenlere yardımcı olmak için işlerini ciddiye alırlar.

2)Moderndekinin aksine Doktor ne bir yol arkadaşına aşıktı ne de yol arkadaşları bir şekil Doktor ile yakınlaşmıştır. Ayrıca çoğu da yol arkadaşı özelliğiyle yola çıkmıştır. 3-4 tanesi başkasıyla aşk yaşamıştır ve detaya inilmemiştir.

3)Her bölüm alakasız dramlara bağlanmaz. Fakat duygusal sahneleri de vurucudur. Örneğin Rose'un yaşadıkları Nyssa'nın yanında bir hiçtir. Aslında bu durum 7. Doktor'a kadar böyle devam ediyor. 7'de olmasa da olur dramlar başlıyor fakat moderndeki gibi işin cılkını çıkarmaz. 

4)Master gerçekten şeytani şeyler yapar. Diğer serinin aksine gerçek kötüdür. Moderndeki kötü olsa da sempatik yönü daha fazla. Bana göre modernde Master'ın yaptığı tek gerçek kötülük Bill'e yaptıklarıydı.

5)Robert Holmes der susarım. DW'yu DW yapan insan. Yetenekli yazar. 1 kişi hariç harika yol arkadaşları ve en sevdiklerimden olan 3. Doktor'u oluşturdu. Adam dizinin şu anki durumunu görseydi çok üzülürdü.

* Modern benim açımdan sadece gelişen teknoloji sonucu efektleriyle ve düşmanların dış tasarımlarının iyi hazırlanmasıyla öndedir.

 * Klasik seriyi izlemek isteyenlere önereceğim link de mevcut: Klasik Seri linki 

 Bu sitede yayınlayan sağ olsun, bölümlerin hem İngilizce hem Almanca alt yazılısı mevcut. Endişelenmeyin dil de İngilizce yani orijinal :D 

19 Nisan 2017 Çarşamba

Marka Mimi



 Umarım bu seferki mim için fazla geç kalmamışımdır :D Bu mimle alakalı blogger arkadaşlarımdan oldukça güzel markalar gördüm. Bu 3'lü de benimkiler:



Küçükken az mı yerdim 3 Tat ve Milkins çeşitlerini 😋Şu ana kadar yediğim hiçbir türü beni hayal kırıklığına uğratmadı.


Şimdilerde dondurmalarımı dondurmacıdan alsam da yine de vazgeçilmezim.Tek sevmediğim yönü sürekli değişim yapması. 


Giyimde favorim. Hem bizden hem kaliteli ürünler.

8 Nisan 2017 Cumartesi

Bu Kışın En'leri - Mim




 Şimdi, bu mimin biraz acayip bir hikayesi var. Geçen sonbaharda tek bir farkla bu mim yapılmıştı: "Bu Yazın En'leri" diye. Zamanında Devrik Cümleler beni mimlemişti ama şu zamana kadar öylece durdu. Kısacası baya gerinizden gelerek mimi kendime uyarladım :D Zaman aralığı olarak 21 Aralık-21 Mart arasını aldım.

 1)Bu kış okuduğun en güzel kitap: İntikam Maskesi/Elizabeth Hoyt

 2)Bu kış keşfedip okuduğun en güzel kitap: Kamelyalı Kadın/Alexandre Dumas 

 3)Bu kış okuduğun ve sana en büyük hayal kırıklığı yaşatan kitap: Mezarlık Kitabı/ Neil Gaiman

 4)Bu kış izlediğin en güzel 3 film: İzlemediğim için yok

 5)Bu kış dinlediğin en güzel şarkı: Going Backwards/Depeche Mode

 6)Bu kışı bir kelime ile tarif et: Yıpratıcı (Gerçi sanırım 2017 böyle geçecek gibi duruyor.)

 Devrik Cümleler'e bu güzel mim için teşekkür ederim, geç kaldığım için de özür dilerim. Aslında isteyen bu mimi yapsın demek istiyorum ama ilk kimin aklına gelmişse ondan çalıntı yapmış olur muyum? Olmuyorsa kararı size bırakıyorum :) 

24 Şubat 2017 Cuma

Mim: Uyarlamaca




 Güzel bir mimle sizlerleyim. Böyle güzel bir fikir buldukları ve beni mimledikleri için Sümeyye Kip'e ve Esma Tezgi'ye yani Yorum Atöylesi'ne çok teşekkür ederim :) 

 1)Uyarlama dizi/film seyretmeyi sever misiniz? Ne sıklıkta uyarlama dizi film seyredersiniz?

 Öncelikle maalesef bolca film/dizi izleme gibi bir alışkanlık edinemedim. Ailemin öyle sürekli takip ettiği dizi yok gibi bir şey. Ya bir süre sonra izlemeyi bırakıyorlar ya da izledikleri bana uymadığı için takip etmiyorum. Bizimkilerde bulunan bu durum beni de etkilemiş olsa gerek pek dizi/film takipçisi değilim.

 Düşününce aklıma geldi, 4 sene kadar anime izlemişliğim vardır. Fakat araya giren dersler, okunacak kitaplar bir de son dönemlerde kafama yatan bir anime çıkmaması da ne yazık ki bir yerden sonra bırakmama vesile oldu. Bırakalı da yine bir 4 sene olacak gibi görünüyor. Gerçi o 4 senelik olan arada en son Sailor Moon'un yeni (gerçi şimdiki seri daha mangaya bağlı ne kadar uyarlama sayılır emin değilim) uyarlamasını izledim bir ara. 

 Soruyu kısaca toparlarsam, dizi/film izlemeyi pek sevmem. Animelerden gidersek en başta sık uyarlama izledim sonra Sailor Moon hariç hiç izlemedim :D  

 2)Şu zamana kadar en sevdiğiniz veya başarılı bulduğunuz uyarlama film hangisiydi? Cevabı neye göre verdiniz?

 Sanırım bu soru çoğu kişi için cevaplanması en zor olanlardan. Çünkü bunu başaran film sayısı çok az. Kendi izlediğimden örnek verirsem önceliği  1991 Disney uyarlaması olan "Güzel ve Çirkin" alır 😍 Emma resmen hayalimi yaşadı. Bir de "Breakfast at Tiffany" derim. İzlediğim ilk Aubrey Hepbrun filmiydi ve çok beğenmiştim. Başkalarının tecrübelerinden yola çıkarsam aklıma ilk "Fight Club" geliyor.

 3)Şu zamana kadar en sevmediğiniz veya başarısız bulduğunuz, uyarlamayı yapanlara "neden yaptınız bunu neden?" diye sorduracak uyarlama film hangisiydi? Neden böyle düşünüyorsunuz?
 50 Ton Serisi diye cevaplamak istiyorum. Evet, ilk 2 kitabı okudum,sonuncuyu yarım bıraktım; hayır filmleri izlemedim. Peki neden böyle düşünüyorum? Bana kalırsa bir kere baş rol seçimleri çok yanlış. Hayran yapımlarını gördükten sonra Matt Bomer, Christian Grey karakterine gerçekten çok yakışırmış. Keşke Matt'e yakın birini bulsalarmış. Dakota masum bir yüz yapısına sahip olsa da Ana karakteri daha genç bir yüze sahip olmalıydı. Nedendir bilnmez aklıma Ana deyince Carly Rae Jepsen'in yüzü geliyor (Bir ara ortalığı kasıp kavuran Call Me Maybe şarkısını söyleyen kızımız) :D Daha doğrusu aklımda oluşturduğum hayali Ana'da onun yüzünü görünce "Hah! Bu kız gibi birini getirseler güzel olur." demişliğim var diyelim.

 Diğer bir sebep de filmlerin izleyiciye verdiği etkiden kaynaklı. İlk filmi %90 beğenmedi diyebiliriz. Gerçi hangi uyarlama istenileni verir ki?

 4)Şu zamana kadar en sevdiğiniz veya başarılı bulduğunuz dizi uyarlaması hangisiydi? Neden?

 Hmm, bunu izlediğim animeleri göz önünde bulundurarak cevaplamam lazım. Aklıma gelen ilk anime tabi ki de Hellsing! 

 MTV'de çıktığı günden beri takip etmişliğim var. OVA'sının 8. bölümünü az beklememiştim :D Alucard'ı görüp de sevmeyen kişi çok azdır. Hatta artırıyorum, kendisine baya aşığım ben 😍 (Normalde daha iyimser ve centilmen karakterleri aşırı seven biri olduğumu az çok bildiğiniz için bu şok etkisi yaratmış olabilir. Aralarındaki tek istisnam kendisidir, öyle başka psikopat yok listemde :D Neyse ki aşık olan kız sayısı az, valla paylaşmam onu :D)

 Neysem, gelelim diğer sebeplere yoksa beni kimse durduramayacak :D  Çoğunluk sevmese de Seras da canımın içidir. Integra'yı OVA'da daha fazla sevdiğim doğrudur, daha insani duyguları var. Valla ben her iki uyarlamayı da kendimce çok sevdim, yerleri benim için ayrıdır. Tabi her ikisinin eksik olan yönleri de vardı ama benim açımdan artılar eksilerden daha fazla. Ayrıca bana tam anlamıyla anime sevgisi oluşturmayı başarmıştır. Yine televizyonda çıksa da izlesem, hatta bir mucize OVA'ya el atsalar. Tamam internet var ama bir diziyi televizyonda izlemek başka güzel bence.

 Aklıma bir de GoSick animesi geldi. Başları normal bir anime gibi gitse de sonradan çıkan sırlar, karakterlerin arasındaki bağlar... Hele Kujo ve Victorique gibi unutulmaz 2 karaktere sahip olması ve aralarındaki derin bağa hayran kalmamak elde değil. Seride favorim Cordelia'dır. Bir kadının, en değerli varlığını uzaktan da olsa korumaya çalışması muazzamdı.

 5)Şu zamana kadar en sevmediğiniz veya başarısız bulduğunuz uyarlama diziyi nedenleri ile birlikte söyler misiniz? 

 * En sevmediğime gelirsek; Kaibutsu Oujo diye bir anime izlemiştim, izlemez olaydım. Hele baş karakterin kız kardeşi beni çileden çıkarmıştı. Örneğin kumsalda kumdan kale oynarken etrafındaki erkeklere "Bana biraz daha kum getirir misiniz?" diyişini hiç unutmam. Yahu zaten etrafın kum senin. Bir de bu cinsin yaşı da 16 gibi bir şeydi sanırım daha büyük de olabilir.

 Bir de Kuroshitsuji demek isterim. Şöyle söyleyim: İlk sezon yarı manga yarı fiillerdi ama benim için her şeyiyle muazzamdı. Karakterler olsun, konu işlenişi olsun, ki mangadan bağımsız olsa da güzel bir sonla bitmişti. 

 Tabi seri tutunca mangayla hiç alakası olmayan 2. sezon çıktı. Bir kere Sebastian'ın karamel rengi gözünden bordoya geçiş yapmasını bir türlü kabullenememiştim. Ben onu o gözlerle daha sevmiştim. Bunun dışında yan karakterlere olan önem azalsa da bir derece yine güzeldi bence. 

 Gelelim son sezona. Sanırım benim için tek iyi yönü Sebastian'ın yine göz renginin değişmesi olmuştu :D Tam anlamıyla kehribar rengi. Sayesinde kehribar rengini görünce aklıma gelir durur. Onun dışında seri mangadan ilerlese de ben beğenmedim. Sebastian bildiğim 2 sezondaki Sebastian değildi. Önceki Ciel'in üstüne titrerken, bir anda "Ne halin varsa gör" modunda takılmaya başladı. Hele 7. bölümde Beast'e yaptığını unutamıyorum. Kıza gerçekten çok üzülmüştüm. O sahneden sonra kendisi gözümden düşmüş,nefretlik olmuştur. İmkanım olsa gider onu boğarım. Hatta bunu 1-2 sene önce Benherneysemo ile de baya konuşmuştuk. Onunla da anime hakkındaki görüşlerimiz ortaktı.

 Bakalım şimdi mangaya bağlı film çıkardılar ve manganın o kısımları cidden güzel diyorlar. Gerçi ben neler olacağını bir yerden okumuştum ve güzel bir şeyin beklediğini söyleyebilirim. Umarım izlemesi de keyifli olur.

 * Bir şey daha aklıma geldi. Gerçi uyarlama sayılır mı bilmem: Doctor Who Modern Seri. Klasik Seri dizi olarak 1989'da bitse de dizi filmi 1996'da çekilmiş. Klasik denince ilk 8 Doktor alındığı için Modern ile arasında 9 sene var.  Kısaca bahsedersem : abartı hüzünler, aşırıya kaçan gereksiz komediler, hele son 2 sezon... Nedenleri hakkında daha detaylı bir yazı bir gün yazacağım umarım. 
 6)Diziye veya filme uyarlansa çok güzel olurdu, kesin izlerdim, uyarlanmasını isterdim dediğiniz bir kitap var mı?

 Paulo Coelho: "Brida" ve "Veronika Ölmek İstiyor" kitaplarını okuyana kadar bu soruya verecek bir cevabım yoktu. Brida'yı biraz daha sanatsal bir film olarak düşünüyorum. Veronika Ölmek İstiyor'dan güzel bir mini dizi çıkabilir.

***********

 * Kısa olacak diye baya üzülmüştüm fakat içimde baya bir şeyler olduğu ortaya çıktı :D Şimdi, gelelim mimlediklerime:











* Yazdıklarım haricinde yapmak isteyenler de davetlidir mime. Umarım yaparken benim aldığım zevki alırsınız. Yeniden Yorum Atölyesi'ne teşekkür ederim.

4 Şubat 2017 Cumartesi

Mim:Geriye Bakış 2016



 Herkese selam :) Umarım keyifler yerindedir. Maalesef benim açımdan 2017 çok bahtsız başladı. Bu dönem okul beni baya yordu. Normalde üniversiteler için ara tatil 1 aya yakınken benim okul 1 hafta verdi, pazartesi tatil bitmiş olacak :( En yakın arkadaşım dediğim insanla aramda ufak bir sürtüşme oldu, şu an için birbirimizle konuşmuyoruz. Çevremdeki insanların mutsuzluğu, ülkemin geçirdiği zor dönemler derken bezmiş durumdayım. Zamanında aldığım kitapları bile okumak istemiyorum. Bloga giremesem bile önceden okuduğum kitaplara Vikitap'ta yorum gireyim diyorum, masa başına oturduğum an isteğim kaçıyor. 

 Ama bu böyle sürüp gitmez dedim, sonunda masa başına oturdum. 2017'nin 2. ayına gelmişiz, gelin görün ki bu mimi anca yapabiliyorum. Gözde'ye yani Okuyan Muggle'a yeniden teşekkür ederim. Herhalde beni mimlememiş olsaydı hala buralardan uzak dururdum.

 Geç olsun, güç olmasın diyerek mimi gerçekleştiriyorum:

 Okunan kitap sayısı:144

Liste içerisindeki en iyi başarım bu olsa gerek. İnşallah bu sene de buna yakın bir sonuç elde ederim :)

İzlenen film sayısı: 1

Sizi şaşırttığına eminim. Bir şeyler izlemeyi seven insanlardan olamadım. Sadece takip ettiğim 2-3 dizi vardır. İzlediğim film de Minyonlar idi.

İzlenen dizi (sezon) sayısı:24

Kabul, izlemeyi sevmeyen biri için bu rakam abes :D The Big Bang Theory ve The Simpsons'un son sezonlarını izledim. Bunlar 2 yaptı. 

Diğer 22 sezonun 18'i Doctor Who Klasik Seri, 4'ü Doctor Who Modern Seri'dir. Sonunda Klasik Seri'yi izlediğim için çok mutluyum. Yalnız, Klasik'e 3. Doktor'dan başlayıp 7. Doktor'un yarısında bırakmak da ayrı bir başarı :D Zayıf teknolojisine, azıcık basit senaryosuna rağmen gözümde Klasik, Modern'e 100 basar. Bunun nedenleri hakkında bir yazı yazmayı düşünüyorum. Umarım gerçekleştirebilirim. Klasik Seri hakkında sormak istediğiniz şeyler varsa hiç çekinmeyin :)

Bloga yazılan yazı sayısı:97

Özellikle sonbahardan itibaren çok boşladığım için daha az bir sayı bekliyordum kendimden. Yine de bu sayı çok da iyi değil.

Instagramda paylaşılan fotoğraf sayısı: Instagram kullanmıyorum.

23 Ağustos 2016 Salı

Okuma Maratonu : 2. Gün | En Sevdiğiniz Beş Arkadaşlık


1. Sinners 


Serinin 1 kitabını okusanız da grup üyelerinin birbirlerine ne kadar bağlı olduğunu kolayca anlarsınız. Grup üyeleri çoğunlukla birbirleriyle didişse de gerektiğinde birbirlerine destek olmalarını kıskanmamak elde değil.

2. The Wallfllowers


Lisa Kleypas, diğer historical yazarlara göre romantizmi az, arkadaşlık ve ailevi ilişkileri daha ağırlıkta olan romanlar yazmayı seviyor. Fazla sevdiğim bir seri olmasa da The Wallflowers kızlarının arasındaki arkadaşlık imrendirecek cinsten.

3. Scoundrels of St. James


Şu an için serinin tek kitabı çevrilmiş olsa da aralarındaki kopmaz bağa hayran kaldım. Çocukluktan beri beraber olan bu 5'linin karşılaştıkları her zorlukta birbirlerine kol kanat germeleri kitapta çok güzel işlenmişti. Sonraki kitaplarda bu bağı daha fazla göreceğime eminim. Tabi birileri bu seriyi hatırlarsa.

4. Miranda Cheever-Olivia Bevelstoke


Bu kitap benim için her şeyiyle ayrı bir yerdedir. Kitap boyunca aralarındaki bağın ne kadar eğlenceli ve güçlü olduğunu görmek her zaman yüzüme bir gülümseme konduruyor. Olivia'nın şımarıklıklarıyla Miranda'nın anaç tavırları birbirini tamamlıyor. Yirim onları :)

5. Katherine Brooks-Delores Warren


Biraz düşününce Kate/Dee ikilisi Miranda/Olivia'ya benzemiyor değil. Kate, Miranda'ya göre daha dişli, Dee ise Oliva'dan daha pervasız :D Darmadağınık kitabında ilişkilerinin ne kadar derin olduğu daha net gözüküyor. Asıl kitap Darmadağınık ama ben o -31'in bulunduğu kitabın kapağını koymam arkadaş! 

13 Ağustos 2016 Cumartesi

Mid-Year Book Freakout: 2016 Edition



 Mim zamanı! Mimleri ve bloggerların mim listelerini veya cevaplarını okumayı çok seviyorum. Bu seferki mim, 15 maddelik 2016 yılı içerisinde okuduğumuz kitaplardan oluşan bir liste. Bu mime Hayata Dair Her Şey ve Okuyan Muggle davet ettikleri için buradan kocaman öpücüklerimi yolluyorum. Ve listeme geçiyorum:


1) Şu ana kadar okuduğun en güzel kitap:

   Oscar Wilde: Mürver Ağacı: Nedenini 7. maddede açıkladım ;)

2) Şu ana kadar okuduğun en iyi devam kitabı:

   Bunun cevabı elbette ki Elizabeth Hoyt: Kalbin Gölgesi. Bir kere Winter diye bir ilah var   *-* Evet, fazla hareketlilik yoktu ama beklemiyordum o tarz sahneler. Olmaması beni hiç rahatsız etmedi. (Asıl hareketliliği 6. kitaba bekliyorum.) Ayrıca yazarın şu ana kadar yazdığı en eğlenceli kitabı olabilir.


3) Okumak istediğin ama henüz okuyamadığın yeni çıkan bir kitap:

   M.R.Carey: Tüm Sırların Sahibi Kız. Şükür ki birbirimize kavuştuk. Şu reading slumptan bir çıkayım, nasıl da süpüreceğim :D

4) İkinci yarıda çıkmasını çok beklediğiniz bir kitap:

   Beklediğim çoook fazla historicalcı yazarın kitapları var. Maalesef bunun cevabı bir değil çok fazla. Aklımda olanlar bunlar: Elizabeth Hoyt, Brenda Joyce, Teresa Medeiros, Tessa Dare, Lorraine Heath, Laura Kinsale, Anna Campbell, Gaelen Foley, Julia Quinn ( lütfen Smythe-Smith Quartet ve Rokesbys serilerinden olmasın, onun dışındakiler olursa havalara uçarım)

5) Sizi hayal kırıklığına uğratan bir kitap:

   Kathleen E. Woodiwiss: Sonsuza Dek Kollarında. Yazarın dili en ağır ve en sıkıcı kitabı bu olsa gerek. 


6) Sizi şaşırtan bir kitap:

   Jodi Ellen Malpas: Bu Adamla Beraber/Bu Adamın İtirafları. Pekala, bu 2 kitap oldu fakat seri kitabı olduğu için bunu 1 olarak düşünelim lütfen. Serinin ilk kitabı Bu Adam tam bir klişe erotik romandı. 2. ve 3. kitaplarda Jesse'nin sırlarını öğrendikçe "Oha, Ava nasıl bir manyakla beraber!" dedim sıkça. Hele 3. kitaptan sonra "Allah, kızlarımızı Jesse gibilerden korusun." diye dualar etmiştim zamanında.


7) Favori yeni yazarınız:

   Oscar Wilde: Dorian Grey'in Portresi kitabını fazla anlayamasam da yazarın akıcılığını ve dilini sevmiştim. Mürver Ağacı isimli toplu öykülerinin bulunduğu kitapla çoğu öyküsünün masal şeklinde oluşu fakat anlatmak istediği dersi çok yalın bir şekilde gözler önüne sunması ile kalbimi çaldı. Bu yazar için "Alın, okuyun, okutun!" diyorum.

8) En yeni kurgusal aşkınız:

   Zeliha Eren: Kuzey'in Masalı- Kuzey/Masal çifti


9) En yeni favori karakteriniz:

   Yine Winter diyesim var :D Fakat kendisi serinin ilk kitabı olan Şeytani Arzular'da gönlümü çalmayı başarmıştı, bu da yaklaşık 2 seneye dayanan bir aşk. O zaman... Serseri Tutkular kitabından Lucian veya diğer adıyla Luke diyorum. Her ne kadar bizim okuyucular tarafından ayran gönüllü olarak ilan edilse de ben ona aşırı sorumluluk sahibi demeyi tercih ediyorum. Müsaadenizle bir tane de bayan seçmek istiyorum. Zeliha Eren: Kuzey'in Masalı kitabından Jane ya da asıl adıyla Julia. Hem akıllı, hem hafif çatlak :D


10)Sizi ağlatan kitap:

   Şu ana kadar ağladığım kitap sayısı 2 veya 3'tür. Normalde bu sorunun bir cevabı olmamalıydı, fakat Winter sağ olsun sonda deli gibi ağlattı beni. Yanlış anlaşılmasın, onun neşe saçan halleriydi beni ağlatan, yoksa üzmedi beni yakışıklım. Kısacası yine Elizabeth Hoyt: Kalbin Gölgesi diyorum :D

11)Sizi mutlu eden kitap:

   11 Doktor, 11 Öykü. Sonuçta Doktor, boru değil :D

12)En beğendiğiniz kitaptan uyarlanan film:

   Maalesef filmlerle aram yoktur. Bu yüzden boş geçiyorum soruyu.

13)Bu yıl yazdığın favori kitap yorumu:

   Şu ana kadar yazdığım yorumlara baktım da, 3 tanesi gözüme çarptı ve aralarında seçim yapamadım :(. Biliyorum, biliyorum 1 tane olmalıydı ama bunda da mazur görün lütfen. O kitaplar ise:

   


14)Bu yıl satın aldığın en güzel kitap:

   Cidden şımarıyorum ama ne yapayım. Elizabeth Hoyt: Kalbin Gölgesi :D

15)Yıl sonuna kadar neleri okumak istiyorsun?

   Öncelikle elimde bulunan yaklaşık 10 kitabın bitmesi lazım. Sonrasında 4. madde ile ilgili herhangi bir kitap çıkarsa şahane olur.

  Bazı maddelerde 1 yerine birkaç kitap oldu kusura bakmayın. Umuyorum ki bazı kusurlara rağmen hoşunuza giden bir mim olur.

 Mimleme kısmına gelince, sanırım ben de çoğu bloggerın yaptığını yapacağım: Okuyan herkes mime davetlidir.

20 Nisan 2016 Çarşamba

#MİM / Yak, Yeniden Yaz, Tekrar Oku


  Merhaba, son günlerde bloguma kitap yorumu giremesem de takip ettiğim bloggerların en son neler yaptıklarını inceleyecek zamanı buluyorum. Bugün birkaç kişinin blogunda bu mimle karşılaştım. Ben de sizlerle bu mimi paylaşmak istedim. Bu, aynı zamanda benim ilk mimim olacak :) 


Kurallar şöyle:

Okumuş olduğunuz kitaplardan üç tanesini rastgele seçin.

Bunlardan birini yakmayı, birini yeniden yazmayı, birini de tekrar okumayı tercih edin.

Bunu (en az) üç tur tekrarlayın.

 Kafamda bazı şeyler canlandığı için rastgele tercihlerden oluşan bir mim olmayacak.

1. TUR - TERESA MEDEIROS


Yak: Güllerin Fısıltısı
Yazarla tanışmamı sağlayan kitap ama kitaptaki çiftimizin çocuksu tavırları ve kurgudaki saçmalıklar yüzünden yazardan soğutmuştu beni.

Yeniden Yaz: Unutulmaz Gece
Güzel bir kitap olmasına rağmen Lottie'me, Hayden karakterini hiç yakıştıramadım. Ona kızımızdan biraz daha deli dolu bir eş lazımdı bence.

Tekrar Oku: Unutulmaz Gece
Bana göre yazarın en güzel kitabıdır. Her şeyiyle mükemmel bir kitap, ayrıca beni ağlatmayı başaran 2. kitaptır.

2. TUR - 3J


Yak: Sonsuza Kadar
Hayatımda okuduğum en hastalıklı düşüncelere sahip olan bir kitaptı. Özellikle bir amca bozuntusu var ki... Allah bin belasını versin, kızın hayatını kararttı! JM hayranları bana baya kızacak ama historicalseverler bu kadının kaleminin nesini beğendi hiç anlamadım. Bana kalsa yazarın bugüne yazmış olduğu bütün kitapları yakardım -_- . Keşke hiç okumasaydım dediğim bir yazar olarak kalacak aklımda.

Yeniden Yaz: Fidye
 Tabi ki dostluk olması da çok önemli ama bana aşık çift izlenimini uyandıramadı bu ikili. Ayrıca 2. çifte ayrı bir kitap yazardım veya 2. çifti asıl çift yapardım.

Tekrar Oku: Şahane Bir Kadının Gizli Günlüğü
İlk historicalım ve bu türe aşık olmamı sağlayan kitap *-* Ahh Miranda, seni nasıl da seviyorum! Defalarca okudum ve okumaya devam edeceğim.

3. TUR - TÜRK YAZARLAR


Yak: Tek Kanatlı Bir Kuş
Ne yalan söyleyim, fazla bir şey anlamadığım bir kitap oldu. 

Yeniden Yaz: Kürk Mantolu Madonna
Bence abartıldığı kadar güzel değildi. Ben okuduğum kitaplarda karakterlerin duygu ve düşünce gelişimini görmek isterim. Maalesef bu kitap bunu sağlamadı. Raif Efendi kitap boyunca hep boynu bükük kaldı. Maria Puder, bir dengeye giremedi.

Yeniden Oku: Veda - Esir Şehirde Bir Konak
Ben bir aralar kitap okumayı baya bırakmıştım. Veda, benim geri dönüşüm oldu. Aynı zamanda yazarın doğmadan önceki zamanında anne tarafından ailesini öğrenmiş oluyoruz. 

4. TUR - PARANORMAL


Yak: Arzuların Esiri
Normalde paranormal türünde kitaplar okumayı fazla sevmiyorum. Paranormal kitap yazanların çoğu 1 seriden 10+ kitap çıkarıyor. Tabi böyle olunca çeşitlilik olsun diye de farklı türler koyuyorlar. Bizim ülkede bu tarz kitapların çevirisi malum çok yavaş ve işin içine fazla tür girince benim kafa baya karışıyor. İşte bu kitap da benim için bu düşüncenin kanıtıdır.

Yeniden Yaz: Cehennem
Henüz 3 gün önce bitirdiğim bir kitap. Karakterler güzel tasarlanmış, yer yer güldürdü de ama sıkıcı olmasını engellememiş.

Yeniden Oku: Sığınak
Bana göre serideki en güzel kitap buydu. Öncelikle serideki Raintree ve Ansara klanları insana en yakın canlılardı. Son kitabın hikayesi çok güzeldi. Karakterler muazzam. Hele savaş kısmı uzun zamandır okuduğum en iyi savaş sahnelerinden biriydi.

5. TUR - KLASİKLER


Yak: Aşk ve Gurur
Şaşırdınız değil mi? Bir historical hayranı nasıl olur da bu kitabı sevmez? Maalesef beni etkileyen bir kitap olmadı. Ayrıca bu kitapla ilgili paylaşımlar beni kitaptan iyice soğuttu.

Yeniden Yaz: Tess
Aslında konu bakımından ve kitap boyunca gelişen olaylardan ötürü sevebileceğim bir kitaptı. Yazar fazla betimlemeleri ve yayın evinin başarısız çevirisi sayesinde aldığım zevki söndüren bir kitap oldu.

Yeniden Oku: Vadideki Zambak
Tess kitabı kadar okunması zor olan ve çoğu kişinin fazla beğenmediği bu kitap beni baya etkilemişti. Özellikle Henriette'ye bayılmıştım.

 Bu fikri ortaya atanın aklına sağlık. Yaparken çok eğlendim. Umarım siz de okumaktan zevk alırsınız. Son olarak ilk mimleyeceğim kişileri seçiyorum. Umarım benden önce davranan olmamıştır, olmuşsa sağlık olsun :)

Kütüphanemden Kitap Manzaraları
*
Didemika Bir Deli Bir Dolu
*
Kitap Güneşim
*
Satellite
*
Kitap Tutkusu